SANATTA 50 YILIN İZLERİ BAŞAKŞEHİR'DE!

Hat ve ebru sanatının duayen ustası Fuat Başar’ın 50. sanat yılına ithafen hazırlanan “Fuadnâme” sergisi, Başakşehir Şehir Sanat Galeri’de sanatseverlerle buluştu. Başakşehir Belediyesinin kültür-sanat vizyonu kapsamında hayata geçirilen sergi, geleneksel sanatların yaşayan en önemli temsilcilerinden birini ilçe sakinleriyle bir araya getiriyor.

Serginin açılış törenine Başakşehir Kaymakamı Cemil Özgür Öneği, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, IRCICA (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Helin Görgül, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Feti Ahmet Balin ile çok sayıda akademisyen, sanatçı ve sanatsever katıldı.

“O sadece iyi bir sanatçı değil, aynı zamanda iyi bir hoca”

Serginin açılış töreninde konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, sözlerine “Bu güzel eserleri üreten Fuat Başar Hocamıza teşekkür ediyorum.” diyerek başladı ve usta sanatçı hakkında şunları kaydetti:

“O, sadece eser üretmiş ve bununla yetinmiş bir insan değil; aynı zamanda üretecek insanları da yetiştirmiş bir hoca. Aslında en kıymetli tarafı da bu. Elli senelik kocaman bir sanat ömründen bahsediyoruz. Rabbim ondan razı olsun. İnşallah yeni öğrencilerle de vatanımıza, milletimize sanatı sevdirmeye devam etsin. Duamız ve temennimiz bu yönde.”

Başkan Kartoğlu, konuşmasının ardından Fuat Başar’a, sanattaki 50. yılına ithafen Başakşehir’de dikilen 50 fidanın sertifikasını takdim etti.

“Kendimi kıdemli bir çırak gibi hissediyorum”

Serginin açılışında konuşan Fuat Başar, serginin hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:

“Sevincim gerçekten çok büyük. Aynı sevinci sizlerin de paylaştığını biliyorum. Fakat şunu samimi olarak söyleyeyim: Yetişmelerine hizmet ettiğim öğrencilerim sayesinde bugün bu salon doldu, taşıyor. ‘Onların hocası oldum.’ diyemiyorum. Onların yetişmesine hizmette bulundum, hâlen hizmetçiyim. Sanatta ‘oldum’ diye bir kavram tanımıyorum. Elli yılı geride bıraktık ama kendimi biraz kıdemli bir çırak gibi hissediyorum.”

Başar, kendisinin hocalarından olan usta hattat Hamit Aytaç’la ilgili bir hatırasını da paylaştı:

“Rahmetli hocam Hamit Bey hastanede yatarken, öğrencilerinden Cemil Bilgiç adında bir kardeşimiz vardı; onunla birlikte derse giderdik. Bir gün gittiğimizde, adeta ölümün pençelerindeyken elinde kalemle hâlâ karalamalar yaptığını gördük. Cemil’e dönüp, ‘Oğlum Cemil, ben harfleri yeni tanımaya başlamıştım ama galiba yazmaya ömrüm vefa etmeyecek.’ dedi. Bunu, 80 küsur yıllık yazı hayatı olan bir zat söylüyor. Bizlerin rehberleri onlar. Sanatta olgunluk diye bir şey yoktur; çünkü sanatın sonu yoktur. Sanatın bize öğrettiği şey şudur: Örnek insanlar sınıfına katılmak için sanatı kullanın, asla benlik davası gütmeyin.”

“Fuat Başar büyük mirasın önemli mümessillerindendir”

IRCICA (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ise selamlama konuşmasında Fuat Başar’ın sadece sanatıyla değil, şahsiyetiyle de kıymetli bir isim olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Fuat Hoca, hepimizin yakından tanıdığı gibi İslâm’ın estetize edilmiş, sanat hâline getirilmiş o neşesini kendinde sindirmiş; tevazusuyla, ahlâkıyla, kibirden, ‘ben bilirim’den, ‘ben var ya ben’likten geçmiş ve o büyük mirası taşıyan çağımızın önemli mümessillerinden bir tanesi. Allah kendisine hayırlı, uzun ömürler versin; daha nice seneler talebeler yetiştirsin.”

Kılıç, sanatta usta–çırak ilişkisinin öneminin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fuat Hocam’ın da dediği gibi talebe yetiştirmek sadece bir meslek değildir. Meslek, ‘silk’ kökünden gelir ve aynı zamanda ahlâk aktarımı demektir. Bizde çırak–kalfa–usta ilişkisi, sadece bir sanat yahut teknik öğrenme eğitimi değildir; hoca ile birlikte, hocadan hâl giyme ilmidir aslında. Kendisinden hâl giyinebilecek bir insan, aynı zamanda insan-ı kâmildir. Fuat Hoca’nın bende de evimde bir eseri var, evimin ruhunu süslüyor. Allah kendisinden razı olsun. Huzurlarınızda bir kere daha bu programda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.”

50 yıllık bir sanat yolculuğu: Fuadnâme

“Fuadnâme” Hat ve Ebru Sergisi, sanatçı Fuat Başar’ın 50 yıllık sanat yolculuğunu merkeze alırken, aynı sanat geleneği içinde yetişmiş ve üretimlerini sürdüren sanatçıların eserlerini de bir araya getiriyor.

Sergi; hat ve ebru sanatının disiplin, denge ve estetik anlayışını, usta–çırak ilişkisi ve kuşaktan kuşağa aktarılan sanat hafızası çerçevesinde ele alıyor. Fuat Başar’ın eserleriyle birlikte, onun rehberliğinde yetişen sanatçıların çalışmaları da sergide yer alarak geleneğin yalnızca korunmadığını, canlı bir biçimde aktarılarak sürdürüldüğünü ortaya koyuyor.

“Fuadnâme”, bilgi ve tekniğin ötesinde sabır, emek ve sanat ahlâkıyla şekillenen bir anlayışın, yarım asırlık bir birikim olarak bugüne ve geleceğe nasıl taşındığını izleyiciye gösteren bütünlüklü bir sergi deneyimi sunuyor. Sergi, sanatseverleri hem ustanın şahsi yolculuğuna hem de geleneksel sanatların sürekliliğine tanıklık etmeye davet ediyor.

Fuadnâme Hat ve Ebru Sergisi, 25 Şubat’a kadar Başakşehir Şehir Sanat Galeri’de ziyarete açık olacak.

Kaynak Başakşehir Belediyesi Basın Bülteni