“Benim Devletime Gönül Borcum Var”
“Benim Devletime Gönül Borcum Var”
Tekirdağ’da görev yapan Özel Eğitim Öğretmeni Ayşenur Şahin’in hayat hikâyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde güçlü kadınların mücadelesini bir kez daha gözler önüne seriyor.
TEKİRDAĞ – Henüz 32 yaşındayken yakalandığı kanser hastalığıyla mücadele eden Şahin, hem anneliğini hem öğretmenliğini bırakmadan hayat mücadelesini sürdürdü.

Edirne doğumlu olan ve Tekirdağ’da yaşayan 50 yaşındaki Ayşenur Şahin, evli ve iki kız çocuğu annesi. Aynı zamanda bir torun sahibi olan Şahin, yıllardır özel eğitim öğretmeni olarak görev yapıyor.
Genç yaşta hastalıkla tanıştığını anlatan Şahin, o dönemde Kayseri’de görev yaptığını ve iki kızının da henüz çocuk yaşta olduğunu söyledi. Büyük kızının 14, küçük kızının ise 10 yaşında olduğunu belirten Şahin, ailesinden uzakta zorlu bir süreç yaşadığını ifade etti.
Tedavi sürecinde Kayseri ile Edirne arasında sık sık gidip geldiğini anlatan Şahin, kardeşlerinin de donör olabilmek için testler verdiğini belirterek o günleri “hayatımın en zor dönemlerinden biriydi” sözleriyle anlattı.
Şahin, tedavisinin devletin sağladığı akıllı ilaçlar sayesinde sürdüğünü belirterek yaklaşık 18 yıldır hastalığının stabil şekilde devam ettiğini söyledi.
Geçmiş yıllarda kanser tedavisine ulaşmanın çok daha zor olduğuna dikkat çeken Şahin, “Eskiden insanlar bu tedaviler için evini, arabasını satmak zorunda kalabiliyordu. Bugün devletimizin sağladığı imkanlarla ilaçlarımıza daha kolay ulaşıyoruz. Bu yüzden benim devletime gönül borcum var” dedi.

Hastalıkla mücadele ettiği dönemde öğretmenliğe devam eden Şahin, en büyük motivasyon kaynağının öğrencileri olduğunu dile getirdi. Öğrencilerinin küçük ilerlemelerinin bile kendisine büyük umut verdiğini söyleyen Şahin, “İnsan bazen kendini güçlü hissetmez ama güçlü davranabilir. Ben bunu o süreçte öğrendim” ifadelerini kullandı.
Tedavi sürecinin ardından bir süre hastalığının durduğunu ancak daha sonra yeniden nüks ettiğini belirten Şahin, yeniden ilaç tedavisine başladığını söyledi.
Özel eğitim öğretmenliğinin yalnızca ders anlatmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Şahin, bu alanda öğretmenlerin aynı zamanda çocukların ve ailelerin hayat mücadelesine de ortak olduğunu ifade etti.

Özellikle özel gereksinimli çocukların annelerinin büyük bir mücadele verdiğini belirten Şahin, birçok annenin çocuklarının bakım ihtiyacı nedeniyle çalışamadığını ve sosyal zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bu annelerin çoğu zaman çözümden çok anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Öğrencileriyle kurduğu bağın kendisi için çok özel olduğunu söyleyen Şahin, dört yıldır sınıfında öğrencileriyle birlikte kahvaltı geleneği oluşturduğunu da anlattı. Kendi çocuklarıyla başlattığı bu alışkanlığı öğrencilerine de taşıdığını belirten Şahin, zaman zaman fırından aldığı, zaman zaman ise kendi hazırladığı yiyecekleri öğrencileriyle paylaştığını ifade etti.
Hastalığı döneminde bazı yiyecekleri çok özlediğini de anlatan Şahin, özellikle çilek ve tropikal meyveleri uzun süre tüketemediğini ve hastalığın hayatına girmesiyle birlikte bu yiyecekleri artık yiyemediğini söyledi.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla güçlü kadın kavramını da değerlendiren Ayşenur Şahin, güçlü kadının hiç yorulmayan kişi olmadığını belirterek, “Ben güçlü kadını düşündüğümde sadece kendimi değil, öğrencilerimizin annelerini de düşünüyorum. Onlar her gün çocukları için büyük bir mücadele veriyorlar” dedi.
HABER :TUNA ŞERBETÇİ

