Dünya Çiftçiler Gününde Erdoğan Kadın Çifçilerle Beraberdi
Dünya Çiftçiler Gününde Erdoğan Kadın Çifçilerle Beraberdi
Dünya Çiftçiler Günüde Erdoğan Kadın Çifçilerle Beraberdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, umhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Kutlama Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Cennet vatanımızda şu anda 206 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Kutlama Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti. Çiftçilerin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Rabb'im emeklerinizi en güzel şekilde mükafatlandırsın. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasp edilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü
dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenabı Allah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin."
"Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli
surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin
hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, millî iradeyi canı
pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin." "TOPRAK BİZDE TIPKI SU GİBİ AZİZDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve
toprağın kendi değerler piramidinde çok mühim bir yere sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli
şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir. Hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet
aleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci
yarısıdır. Yahya Kemal Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden '80 milyon' cevabını verir. Orada bunlardan biri, 'efendim ülkenizde geçtiğimiz günlerde
nüfus sayımı yapılmış. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş' der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir. 'Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz
onlarla birlikte yaşarız'. Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik." "AMBARIN
ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR" Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yıl
için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği'
denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış
politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal
üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz hâlindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir." Cumhurbaşkanı Erdoğan, gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın
durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini anımsattı. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi.
EDİTÖR : Samet Burak AŞCI



