İDDALARIN AKSİNE RASUL KURT'TAN BASIN AÇIKLAMASI
İDDALARIN AKSİNE RASUL KURT'TAN BASIN AÇIKLAMASI
Sosyal Medya’da, daha önce geçmiş dönem milletvekilimiz, bakan yardımcımız Ahmet Aydın hakkında “Makaron Baronu, Sigara Kaçakçısı olduğu” yönünde asılsız iddialarda bulunan Fetöcü Cevheri Güven isimli şahsın iddiaları gerçeği yansıtmadığı gibi, asılsızdır.
Bahse konu Yeşil Gayrimenkul isimli firma İMKB’de işlem gören, halka açık ve SPK denetimine tabi, tüm gelirleri ve harcamaları kayıt ve kontrol altında olan, binlerce hissedarı olan ve bir çok projeyi tamamlayıp teslim etmiş, çok fazla mal varlığı olan bir firmadır.
Doç. Dr. Resul KURT, söz konusu şirkette 14.11.2017 tarihinden sonraki dönemde 02.09.2021 tarihine kadar bir kaç yıl süreyle sosyal güvenlik konularında danışmanlık hizmeti vermek üzere murakıp/denetçi yönetim kurulu üyesi olarak görev icra etmiştir.
Şirket adına gayrimenkul satış ve kredi kullanımları; müvekkil Resul Kurt’un Yönetim Kurulu’na seçildiği dönemde gerçekleşmediği gibi yapılan işlemlerde müvekkilin idari ya da icrai yönden imza ve karar alma yetkisi de bulunmamaktadır.
Malum olunduğu üzere murakıp üyeler yönetim kurulunda karar alma sürecine katılmazlar, sorumlulukları denetlemekle sınırlıdır. Resul Kurt’un adı geçen şirketteki yönetim kurulu üyeliği boyunca imza ve temsil yetkisi de bulunmadığı gibi çıkar sağlayacağı herhangi bir hissedarlık veya ortaklık ilişkisi de bulunmamaktadır.
Başka bir ifadeyle, iddia edilenin aksine, Resul Kurt’un söz konusu şirkette karar alma veya uygulamaya ilişkin süreçlere katılma yetki ve görevi bulunmadığı gibi maliklerle ilgili ödemeler ve proje nezdinde menfaat sağlayabilmesi de mümkün değildir.
Dolayısıyla gerçeğe aykırı olduğu açık olan iddialar tamamıyla Sayın Resul Kurt’u karalama, kişilik haklarına saldırı, itibarsızlaştırma ve kamuoyu nezdinde küçük düşürme amacı taşımakta olup; gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Resul Kurt bugüne kadar hiçbir iş ve işleminde, hiçbir şart ve koşulda haksız kazanç temin etmediği gibi, hiçbir şirkete, kuruma, kişi ya da kişilere de haksız kazanç temin etmemiştir.
Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki iddia edildiği gibi Müvekkil Resul KURT iddia edilen hususlarla ilgili adli merciler tarafından yapılan kovuşturma veya şikayet neticesinde Müvekkil Resul KURT’la hiçbir ilgisi olmadığı gibi, ne şikayetlerde, ne ifade tutanaklarında ne de savcılık soruşturmasında adı yer almamıştır.
Bu hususa ilişkin olarak da T.C. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Soruşturma No : 2020/64637 Karar No : 2023/44815 Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilmiştir.
T.C. BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI KARARINDA ÖZETLE; "Her ne kadar dosya kapsamında yer alan müştekiler tarafından, şüphelilerin işletmiş olduğu firmanın inşaatı devam eden İnnovia 4 isimli projeye ait dairelerle ilgili olarak ödeme yaptıkları ve bu ödemelere rağmen şüphelilerin tapuları devretmediği, hatta bu yerleri üçüncü şahıslara sattığı, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de; somut olayda taraflar arasında hukuki bir sözleşme olduğu ve sözleşmenin tarafların hür iradesi ile kurulduğu, sözleşme kurulurken de herhangi bir hileli hareketin mevcut olmadığı, bu nedenle mağdurların iradelerinin fesada uğratıldığından bahsedilemeyeceği, firmanın İnnovia isimli projenin 1 , 2 ve 3 nolu etaplarına ait daireleri bitirerek teslim ettiği, 4 nolu etaba ait projede ise; bir kısım blokların kaba inşaatının tamamlandığı ve belli bir aşamaya gelindiğinde ise imar planı iptali nedeniyle projenin durma aşamasına geldiği, şüphelilerin diğer etaplardaki daireleri tamamlayarak alıcılara teslim etmesi ve 4 nolu etaptaki bir kısım blokların kaba inşaatını tamamlamaları gibi hususlar göz önüne alındığında; şüphelilerin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etme konusunda belli bir aşamaya geldikleri ancak imar planı/yapı ruhsatı iptali ve finansman krizi gibi şüphelilerce öngörülemeyen nedenlerle projenin tamamlanamadığı, bu sebeple şüphelilerin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği, yine dosya kapsamında sadece proje maketi üzerinden satış yapılıp müştekilerden daire bedeli alınarak inşaata hiç başlamama veyahut müştekilerin paralarını alarak ortadan kaybolma gibi bir durumun olmadığı, firmanın başkaca inşaat projelerinin de devam ettiği, ayrıca müştekiler ile Yeşil GYO firması arasında hukuk davalarının devam ettiği, söz konusu şirketin daha sonradan projenin ruhsat ve finansman sorununu çözerek inşaata devam ettiğine dair Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) açıklama yaptığı, bu haliyle müştekilerin almak istedikleri dairelere ilişkin ödeme yaptıkları ve bu ödemelere rağmen şüphelilerin inşaatı tamamlamadığı ve tapuları devretmediği yönündeki iddiaların hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Soruşturmaya konu dolandırıcılık şikayeti ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza bir çok şikayetin yapıldığı, bu şikayetlerle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2020/57555, 2020/111429, 2020/65167, 2019/19286 soruşturma sayılı dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği ve bu kararların itiraz edilmeyerek kesinleştiği, 2019/71752 soruşturma sayılı dosyada ise verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müştekiler tarafından yapılan itiraz neticesinde Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/6978 değişik iş sayılı kararıyla eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kaldığından bahisle itirazın reddine dair karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği, işbu kararlardan da anlaşılacağı üzere benzer mahiyetteki şikayetlerin de soruşturma konusu olayın hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığından bahisle takipsizlik kararıyla sonuçlandığı görülmüştür."
Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki; Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın 19.01.2023 tarih ve 2023-ASİR/TM-417/VM-2012-1-8/1,1 sayılı Aklama Suçu İnceleme Raporunda "YGYO nezdinde Müfettişliğimizce yapılan denetimde 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 282. maddesi kapsamında dikkat çekici bir hususa rastlanılmamış olup, yapılan tespitler ve ulaşılan sonuçlar ışığında Müfettişliğimizce yapılacak başkaca bir işlem bulunmadığı kanaatine varılmıştır." denilmiştir.
Esasen konunun Doç.Dr. Resul Kurt’la ilgisi olmamakla birlikte 2010 yılında İnnovia 1 projesinde 1073 daire tamamlanmış, 2012 yılında İnnovia 2 projesinde 3682 daire tamamlanmış ve 2013 yılında İnnovia 3 projesinde 3293 daire tamamlanmış ve teslim edilerek yaşam o tarihte başlamıştır. İnnovia 4 projesinin ise Kabası yapılan blokların ise yüzde 75 ‘i ve toplam proje olarak yüzde 51’ i tamamlanmıştır.
Takipsizlik Kararı:


