Siyasal Vakfı’nın iftarında kuşaklar yan yana geldi
Siyasal Vakfı’nın iftarında kuşaklar yan yana geldi
Öğrenciyle mezun arasındaki bağ bu kez iftar sofrasında güçlendi. Siyasal Vakfı yöneticileri, gençlere rehberlik ve kariyer desteği verdiklerinin altını çizdi
İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Mezunları ve Mensupları Vakfı ( Siyasal Vakfı), Ramazan ayında düzenlediği geleneksel iftarda öğrencileri ve mezunları bir araya getirdi. Vakfın eski yöneticilerinden Ömer Kuru ile kurucu ekipte yer alan Sabahattin Kaplan, vakfın “aile ocağı” anlayışıyla öğrencilere rehberlik ettiğini anlattı.
Siyasal Vakfı, mezunların öğrencilik yıllarında kurduğu bağların mezuniyet sonrasında da sürmesi amacıyla 1992’de İstanbul’da kuruldu. İftar buluşmalarının vakıfta “gelenek” olduğunu vurgulayan Ömer Kuru, “Vakıf 1992 yılında Fatih’te kuruldu. Bu iftarlar bizde geleneksel haldedir; mezunların tamamına dönük bir buluşmadır. Üniversitede okuyan öğrenciler için burada bir aile ortamı oluşuyor. Mezunlarımızın, çocuklarımızın, torunlarımızın aynı çatı altında tanıştığı, sohbet ettiği bir yer burası” dedi.
Köprü görevi görüyor
Vakfın öğrencilerle mezunlar arasında “köprü” kurduğunu belirten Kuru, “Vakıfta bakanlarımız, üst düzey bürokratlarımız var. Öğrenciler profesyonel hayata geçerken bir geçiş basamağı oluyor. Mentorluk yapıyor, ufuk açmaya çalışıyoruz. Bu, bizim için de nostalji; yeniden aynı sıraları paylaşıyormuş gibi oluyor” ifadelerini kullandı.
İrtibatı sürdürmek için
Vakfın kuruluş fikrini anlatan vakfın kurucu üyelerinden, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi 1987 mezunu Sabahattin Kaplan, “Vakıf, öğrencilik yıllarında aynı çatı altında eğitim gören arkadaşların mezuniyet sonrası irtibatının sürmesi, bilgi ve tecrübenin yeni nesle aktarılması gibi son derece sade ve anlamlı bir zemin üzerine kuruldu. Ağırlıklı olarak öğrencilere ve mezun-öğrenci irtibatına yönelik faaliyetler yapıyoruz” dedi.
Tecrübelerimizi aktarıyoruz
Vakfın hedefini “öğrencinin kendisini bulması ve ayakları üzerinde durması” olarak özetleyen Kaplan, “Doğrudan bir kalıba sokmaktan ziyade, öğrencilerin kendilerini ifade edebilmesi ve hayata hazır hale gelebilmesi için zemin kurmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Siyasal mezunlarının çoğu zaman doğrudan bir meslek sahibi olmadığını hatırlatan Kaplan, “Mezuniyet öncesi ve sonrası meslek sınavları var. Biz kimseyi ‘elinden tutup’ bir yere yerleştirmiyoruz ama bir yere yerleşebilmesi için gerekli donanımı, bilgiyi, tecrübeyi aktarmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Vali ile öğrenci yan yana
Vakfın en güçlü yanlarından birinin öğrenciyi “rol modellerle” aynı masada buluşturması olduğunu belirten Kaplan, “Burada bir bakıyorsunuz, birinci sınıf öğrencisiyle bir vali ya da bir bakan yan yana oturup sohbet edebiliyor. Normalde bir araya gelmesi zor iki unsur, bu çatı altında mesafeleri ortadan kaldırıyor. Bu da öğrenciye motivasyon veriyor; önünde örnekler var” dedi.
Yolu hızla netleşiyor
Mezunların kariyer yolculuklarını anlattığı buluşmaların önemine değinen Kaplan, “Teorik bilgiden ziyade insanı harekete geçiren şey hikâye. Öğrenci o hikâyeyle kendi arasında bağ kurunca, yolunu daha hızlı netleştiriyor” diye konuştu.
Çok daha fazla ümitliyiz
Kuşakların ihtiyaçlarının değiştiğini ancak umutlarının arttığını ifade eden Kaplan, “Pandemi öncesi gelenlerle sonrası farklı; kuşak farklarını görüyorsunuz. Ama biz daha fazla ümitliyiz. Farkındalığı yüksek, hızlı sonuç almak isteyen bir jenerasyon var. Ne kadar gönüllü çalışırsanız karşılığını alabileceğiniz bir kitle” dedi.
***Foto altı 1***
Vakfın eski yönetim kurulu üyelerinden Ömer Kuru.
***Foto altı 2***
Vakfın kurucularından Sabahattin Kaplan, yönetim kurulundan bir isim olan Gültekin Öztürk ile.
***Kutu***
Sade bir zemin
Siyasal Vakfı kurucularından Sabahattin Kaplan, “Bilgi ve tecrübenin yeni nesle aktarılması için sade bir zemin kurduk” ifadelerini kullandı.

