Süleyman Soylu! 3 KASIM İÇİN;
Siyaset
03.11.2026 - 23:51, Güncelleme:
03.11.2026 - 23:51
Süleyman Soylu! 3 KASIM İÇİN;
Halk ne zaman iktidara gelse hem kendisinin hem de iktidara getirdiklerinin başına binbir türlü sıkıntı gelir. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.
3 KASIM İÇİN;
Halk ne zaman iktidara gelse hem kendisinin hem de iktidara getirdiklerinin başına binbir türlü sıkıntı gelir. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.
Darbeler, idamlar, ihanetler, iftiralar, manşetler, hukuk dışı kararlar, uluslararası komplolar, kurgular, senaryolar…
Bütün bunlara başkaldırmak; bu ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkmaya niyet etmek, yürümek bile başlı başına cesaret, memleketseverlik ve adanmışlıktır.
Biz, dünyanın Batı’sının ötekisiyiz. Batı’nın Türkiye’de yıllardır beslediği düzenin de ötekisiyiz.
Batı, Türkiye’de yıllardır kendi iktidarını kaybetmemek için her şeyi ama her şeyi yaptı.
Şunu hiç unutmadık: Batı’nın Türkiye’de her zaman sunabileceği cazip bir koltuk vardır. Bir de o koltuğa oturmak için yanıp tutuşanlar, oturduğunda kendisini o koltuğu sunanlara borçlu (medyun) sayanlar…
Tabi olursanız ne ondururlar ne buldururlar. Tabi olmazsanız sizi Orta Doğu’nun bütün istikrarsızlığının içerisine iterler.
Buna başkaldırmak, bu ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkmak, iktidara talip olmak… Hele de “İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız!” diyenlerin kibirli naralarına ve küçümsemelerine rağmen, ferasetli milletimizin demir yumruğuyla iktidar olmak…
Yarım kalmış bir mücadele, bizim adına “dava” dediğimiz bu mücadele, o gün yeniden başladı.
İsimler farklıydı, kadrolar farklıydı ama istikamet aynıydı.
Bu memlekette iktidar olmak kolay değildir.
“Üretebilirsiniz, okuyabilirsiniz; çiftçi, işçi, esnaf, iş insanı, profesör olabilirsiniz ama iktidar olamazsınız.” diyenlere rağmen, her şeye rağmen, çeyrek asra yaklaşan bu süreçte millî irade, istikrar ve istikametle sürekli büyüyen bir Türkiye var.
Hem iktidarı müstevlilerin taarruzlarına karşı korumak hem demokrasiyi sürdürmek hem kardeşliğe halel getirmemek hem değerlerimizle buluşmak hem de ateş çemberindeki bir coğrafyada istikrarı devam ettirmek zordur. Üstelik kimlere karşı mücadele edildiği biline biline…
Bu zorluğa talip olmak da zordur.
Milletin adamları darağacına gönderilirken, millet dipçikle terbiye edilmeye çalışılırken, okyanus ötesinin hileleriyle kardeş kardeşe düşürülürken; bütün değerlerimizi, bu coğrafyadaki bin yıllık tarihimizi gözümüzün içine bakarak değiştireceklerini söyleyenler, Anadolu’nun tüm renklerini ve kokusunu bu topraklardan söküp almaya yemin edenler varken…
Bütün bunlara başkaldırmak, yola çıkmak, iktidara talip olmak ve milletin demir yumruğuyla iktidar olmak başlı başına zordur.
Tam da “o gün” yola çıkanlar, iktidar olanlar ve çeyrek asra yakın zamandır milletin yolunda hizmet edenler, yalnızca o gün gösterdikleri cesaretle bile tarihte büyük bir başlangıca imza attılar.
Bunca zorluğun içinden “dava” olmadan yürünemez.
Dava ütopik değildir.
Hem teslimiyet, hem gerçekliktir.
Başlamak önemlidir. Birileri başlar, birileri dava taşını omuzlar, taşır.
İnsan zayıf düşer ama dava zayıf düşmez. Zayıf düşenin zaafı, davanın hakikatini değiştirmez. Çünkü dava, hak ve hakikat yolculuğudur.
Dava Büyük Türkiye Davasıdır.
Dava tam bağımsız Türkiye davasıdır.
Biz kimiz ki davamızı kendimizle kaim görelim?
Dava, tek tek kişilerle değil; fikirle, inançla ve insanlıkla kaimdir.
Davamız bellidir.
Davamızın lideri de bellidir.
Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu büyük davada her türlü zorluğa, tehdide ve baskıya başkaldıranlara; ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkanlara, iktidara talip olanlara ve iktidar olanlara selam olsun.
Kim olursa olsun, bizi güne mahkûm etmeye çalışanlara bakarak yolumuzu tayin etmeyeceğiz. Aldığımız dava emanetini geleceğe taşıyacak, bu büyük davanın gelecek neferlerine borcumuzu, onlara şanlı bir dava bırakarak ödeyeceğiz.
Süleyman Soylu
Ak Parti İstanbul Milletvekili
66.Hükemet İçişleri Bakanı
Halk ne zaman iktidara gelse hem kendisinin hem de iktidara getirdiklerinin başına binbir türlü sıkıntı gelir. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.
3 KASIM İÇİN;
Halk ne zaman iktidara gelse hem kendisinin hem de iktidara getirdiklerinin başına binbir türlü sıkıntı gelir. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.
Darbeler, idamlar, ihanetler, iftiralar, manşetler, hukuk dışı kararlar, uluslararası komplolar, kurgular, senaryolar…
Bütün bunlara başkaldırmak; bu ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkmaya niyet etmek, yürümek bile başlı başına cesaret, memleketseverlik ve adanmışlıktır.
Biz, dünyanın Batı’sının ötekisiyiz. Batı’nın Türkiye’de yıllardır beslediği düzenin de ötekisiyiz.
Batı, Türkiye’de yıllardır kendi iktidarını kaybetmemek için her şeyi ama her şeyi yaptı.
Şunu hiç unutmadık: Batı’nın Türkiye’de her zaman sunabileceği cazip bir koltuk vardır. Bir de o koltuğa oturmak için yanıp tutuşanlar, oturduğunda kendisini o koltuğu sunanlara borçlu (medyun) sayanlar…
Tabi olursanız ne ondururlar ne buldururlar. Tabi olmazsanız sizi Orta Doğu’nun bütün istikrarsızlığının içerisine iterler.
Buna başkaldırmak, bu ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkmak, iktidara talip olmak… Hele de “ İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız!” diyenlerin kibirli naralarına ve küçümsemelerine rağmen, ferasetli milletimizin demir yumruğuyla iktidar olmak…
Yarım kalmış bir mücadele, bizim adına “dava” dediğimiz bu mücadele, o gün yeniden başladı.
İsimler farklıydı, kadrolar farklıydı ama istikamet aynıydı.
Bu memlekette iktidar olmak kolay değildir.
“Üretebilirsiniz, okuyabilirsiniz; çiftçi, işçi, esnaf, iş insanı, profesör olabilirsiniz ama iktidar olamazsınız.” diyenlere rağmen, her şeye rağmen, çeyrek asra yaklaşan bu süreçte millî irade, istikrar ve istikametle sürekli büyüyen bir Türkiye var.
Hem iktidarı müstevlilerin taarruzlarına karşı korumak hem demokrasiyi sürdürmek hem kardeşliğe halel getirmemek hem değerlerimizle buluşmak hem de ateş çemberindeki bir coğrafyada istikrarı devam ettirmek zordur. Üstelik kimlere karşı mücadele edildiği biline biline…
Bu zorluğa talip olmak da zordur.
Milletin adamları darağacına gönderilirken, millet dipçikle terbiye edilmeye çalışılırken, okyanus ötesinin hileleriyle kardeş kardeşe düşürülürken; bütün değerlerimizi, bu coğrafyadaki bin yıllık tarihimizi gözümüzün içine bakarak değiştireceklerini söyleyenler, Anadolu’nun tüm renklerini ve kokusunu bu topraklardan söküp almaya yemin edenler varken…
Bütün bunlara başkaldırmak, yola çıkmak, iktidara talip olmak ve milletin demir yumruğuyla iktidar olmak başlı başına zordur.
Tam da “o gün” yola çıkanlar, iktidar olanlar ve çeyrek asra yakın zamandır milletin yolunda hizmet edenler, yalnızca o gün gösterdikleri cesaretle bile tarihte büyük bir başlangıca imza attılar.
Bunca zorluğun içinden “dava” olmadan yürünemez.
Dava ütopik değildir.
Hem teslimiyet, hem gerçekliktir.
Başlamak önemlidir. Birileri başlar, birileri dava taşını omuzlar, taşır.
İnsan zayıf düşer ama dava zayıf düşmez. Zayıf düşenin zaafı, davanın hakikatini değiştirmez. Çünkü dava, hak ve hakikat yolculuğudur.
Dava Büyük Türkiye Davasıdır.
Dava tam bağımsız Türkiye davasıdır.
Biz kimiz ki davamızı kendimizle kaim görelim?
Dava, tek tek kişilerle değil; fikirle, inançla ve insanlıkla kaimdir.
Davamız bellidir.
Davamızın lideri de bellidir.
Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu büyük davada her türlü zorluğa, tehdide ve baskıya başkaldıranlara; ezici suskunluğun ve çaresizliğin içerisinde yola çıkanlara, iktidara talip olanlara ve iktidar olanlara selam olsun.
Kim olursa olsun, bizi güne mahkûm etmeye çalışanlara bakarak yolumuzu tayin etmeyeceğiz. Aldığımız dava emanetini geleceğe taşıyacak, bu büyük davanın gelecek neferlerine borcumuzu, onlara şanlı bir dava bırakarak ödeyeceğiz.
Süleyman Soylu
Ak Parti İstanbul Milletvekili
66.Hükemet İçişleri Bakanı
Ankara HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.



