Tüketici Birliği’nden Ramazan Öncesi Fahiş Fiyat Tepkisi: “Fırsatçıları İfşa Edin”

Yaşam 22.02.2026 - 12:19, Güncelleme: 22.02.2026 - 12:19
 

Tüketici Birliği’nden Ramazan Öncesi Fahiş Fiyat Tepkisi: “Fırsatçıları İfşa Edin”

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarına tepki gösteren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Keser, fahiş fiyat artışı yapan firmaların kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu. Keser, “Ticaret Bakanlığı, fırsatçılık yapanları ifşa etmelidir” dedi.
Ramazan Öncesi Yüzde 3,03 Artış TBF Market Endeksi Çalışma Grubu tarafından her yıl düzenli olarak yapılan araştırmanın bu yılki sonuçları da paylaşıldı. Buna göre, 1 Şubat 2026 ile 15 Şubat 2026 tarihleri arasında, Ramazan öncesi 15 günlük dönemde temel gıda ürünlerinde fiyat artışı yüzde 3,03 olarak kaydedildi. Keser, özellikle Ramazan ayı öncesinde yapılan zamların kamuoyunda hassasiyet oluşturduğunu belirterek, maliyet artışı gerekçesinin birçok ürün için geçerli olmadığını savundu. 48 Bin Firmaya Denetim, 506 Milyon TL Ceza Ticaret Bakanlığı tarafından son 45 gün içinde 48 bin firmanın ve 5,6 milyon ürünün denetlendiği, fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmelere toplam 506 milyon TL idari para cezası uygulandığı açıklandı. Ancak Keser, uygulanan idari para cezalarının caydırıcılık açısından yetersiz kaldığını ifade ederek, bazı firmalar için bu cezaların “birkaç günlük ciro” seviyesinde olduğuna dikkat çekti. “En Büyük Ceza İfşa Etmektir” Keser, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu kararları doğrultusunda idari yaptırım uygulanan firmaların isimlerinin kamuoyuna açıklanmamasını eleştirdi. Reklam Kurulu kararlarında ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan gıdada hile yapan firmalar listesinde şirket isimlerinin paylaşılabildiğini hatırlatan Keser, benzer bir uygulamanın fahiş fiyat artışı yapan firmalar için de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Keser, “Firma isimlerinin kamuoyuna açıklanması, tüketicinin evrensel hakkı olan bilgilenme hakkının kullanılmasını sağlayacak, aynı zamanda şeffaf devlet anlayışının bir gereği olacaktır” ifadelerini kullandı. “En Güçlü Yaptırım Tüketicinin Tepkisidir” Fırsatçılıkla mücadelede yalnızca idari para cezalarının yeterli olmayacağını belirten Keser, en etkili yaptırımın tüketici bilinci ve kamuoyu baskısı olduğunu vurguladı. “Hiçbir yaptırım, tüketicinin uygulayacağı yaptırım kadar güçlü, etkili ve caydırıcı değildir” diyen Keser, Ramazan öncesi yapılan zamların yakından takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.      
Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarına tepki gösteren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Keser, fahiş fiyat artışı yapan firmaların kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu. Keser, “Ticaret Bakanlığı, fırsatçılık yapanları ifşa etmelidir” dedi.

Ramazan Öncesi Yüzde 3,03 Artış

TBF Market Endeksi Çalışma Grubu tarafından her yıl düzenli olarak yapılan araştırmanın bu yılki sonuçları da paylaşıldı. Buna göre, 1 Şubat 2026 ile 15 Şubat 2026 tarihleri arasında, Ramazan öncesi 15 günlük dönemde temel gıda ürünlerinde fiyat artışı yüzde 3,03 olarak kaydedildi.

Keser, özellikle Ramazan ayı öncesinde yapılan zamların kamuoyunda hassasiyet oluşturduğunu belirterek, maliyet artışı gerekçesinin birçok ürün için geçerli olmadığını savundu.

48 Bin Firmaya Denetim, 506 Milyon TL Ceza

Ticaret Bakanlığı tarafından son 45 gün içinde 48 bin firmanın ve 5,6 milyon ürünün denetlendiği, fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmelere toplam 506 milyon TL idari para cezası uygulandığı açıklandı.

Ancak Keser, uygulanan idari para cezalarının caydırıcılık açısından yetersiz kaldığını ifade ederek, bazı firmalar için bu cezaların “birkaç günlük ciro” seviyesinde olduğuna dikkat çekti.

“En Büyük Ceza İfşa Etmektir”

Keser, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu kararları doğrultusunda idari yaptırım uygulanan firmaların isimlerinin kamuoyuna açıklanmamasını eleştirdi.

Reklam Kurulu kararlarında ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan gıdada hile yapan firmalar listesinde şirket isimlerinin paylaşılabildiğini hatırlatan Keser, benzer bir uygulamanın fahiş fiyat artışı yapan firmalar için de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Keser, “Firma isimlerinin kamuoyuna açıklanması, tüketicinin evrensel hakkı olan bilgilenme hakkının kullanılmasını sağlayacak, aynı zamanda şeffaf devlet anlayışının bir gereği olacaktır” ifadelerini kullandı.

“En Güçlü Yaptırım Tüketicinin Tepkisidir”

Fırsatçılıkla mücadelede yalnızca idari para cezalarının yeterli olmayacağını belirten Keser, en etkili yaptırımın tüketici bilinci ve kamuoyu baskısı olduğunu vurguladı.

“Hiçbir yaptırım, tüketicinin uygulayacağı yaptırım kadar güçlü, etkili ve caydırıcı değildir” diyen Keser, Ramazan öncesi yapılan zamların yakından takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 
 
 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.