Bir ay boyunca dizginlediğimiz kalbimiz, şimdi yine dağılmak isteyebilir. Ve belki de en kritik soru şu: Ramazan bitti mi? Yoksa asıl imtihan şimdi mi başlıyor?
Çünkü bazı şeyler sadece bir ay sürmez…
Ya kalbine yerleşir ya da eski alışkanlıkların arasında kaybolur.
Bir ay boyunca durduk. Hayatın hızına kısa bir ara verdik. Yavaşladık, düşündük ve bazı şeyleri fark ettik.
Bazen içimize dönmek kolay olmadı. Bazen sustuk ama içimiz çok şey söyledi.
Bazen zorlandık ama o zorlukta kendimizi tanıdık.
Kalbimizi dinledik, niyetlerimizi tarttık.
Davranışlarımızı yeniden gözden geçirdik.
Ve şunu fark ettik ki, insan en çok kendine yabancılaşabiliyor.
Ramazan, sadece aç kalmak değildi.
Bir eğitimdi…
Bir arınmaydı…
Bir dönüş yolculuğuydu.
Belki ilk günlerde sadece “tutuyorduk”…
Ama günler geçtikçe bazı şeyleri daha iyi “anlamaya” başladık.
Sabretmeyi öğrendik.
Şükretmeyi hatırladık.
Kendimizi tutabilmenin aslında ne büyük bir güç olduğunu gördük.
Ve en önemlisi yönümüzü yeniden belirledik.
Çünkü insan bazen kaybolmaz, sadece yönünü unutabilir.
Ramazan bize şunu öğretti:
Her şeyi kontrol etmek zorunda değilsin.
Bırak, teslim ol ve rıza göstererek hafifle..!
Şimdi bayramın eşiğindeyiz.
Bayram nedir peki?
Sadece yeni kıyafetler giymek midir?
Bayram;
Kırgınlıkları serbest bırakabilmektir.
Kalbin sertliğini yumuşatabilmektir.
Affedebilmektir.
Yeniden başlayabilmektir.
Eğer bu ay sonunda kalbin biraz daha yumuşadıysa…
Eğer kendine karşı biraz daha dürüst olduysan…
Eğer Rabbine biraz daha yaklaştığını hissediyorsan…
İşte o zaman…
Gerçek bayram başlamıştır.
Şimdi kendine sessizce sor:
Bu Ramazan bana ne öğretti?
Neyi fark ettim?
Neyi geride bıraktım?
Ve en önemlisi…
Neyi yanıma alıyorum?
Çünkü mesele sadece Ramazan’da iyi olmak değil, Ramazan’dan sonra da o iyiliği sürdürebilmektir.
Asıl mesele şu:
Kalabalıklar dağıldığında da aynı kalabiliyor musun?
Kimse görmezken de kalbini koruyabiliyor musun?
Bugün bir karar ver!
Alkış için değil, alışkanlık için değil, sadece hakikat için yaşa.
Daha bilinçli, daha merhametli, daha dikkatli ol.
Ama en önemlisi, kalbini boş bırakma.
Çünkü boş kalan kalbi, eski alışkanlıklar hızla doldurur.
Ve şimdi…
Bayrama doğru yürürken, kalbini de yanında götür.
Kırgınlıklarını değil, affedişini…
Yorgunluğunu değil, umudunu…
Geçmişini değil, dönüşümünü…
Rabbimiz!
Bu Ramazan’da kalbimize dokunan ne varsa onu kalıcı eyle.
Bize tattırdığın huzuru geçici kılma.
Nefsimize karşı verdiğimiz mücadeleyi, bayramdan sonra da sürdürebilmeyi nasip et.
Kalbimizi dağıtan değil, toparlayan kullarından eyle.
Bizi bayrama; affedilmiş, arınmış ve Sana biraz daha yaklaşmış olarak ulaştır.
Ve bayramı, sadece bir gün değil, kalbimizde devam eden bir hâl eyle.
Selam ve dua ile…
Hacı Arıcı