Kıymetli dost,
Zaman, deli bir çağlayan gibi ömrümüzden parçalar kopararak akıyor. İnsan, bu döngü içinde kendine bir sığınak arıyor; güven duyacağı bir limana demir atmak, huzurun okyanusunda suyun yüzünde kalabilmek, güneşi, doğayı, geceyi ve gündüzü selamlayarak var olmayı düşlüyor.
Günler, gökyüzünden yeryüzüne süzülen yağmur damlaları gibi takvim yapraklarından bir bir düşüyor. Her yaprakta yazılı kader çizgileri, sessizce yere iniyor.
İnsan, bir su damlasının okyanusa yolculuğu gibidir. Hayatın karmaşası arasından sızarak, engebeleri aşarak, yolları aşındıra aşındıra özüne doğru yürür. Her engel, her viraj, onu aslına biraz daha yaklaştırır.

Ey su…
Sen ki insanın gözyaşında merhameti, terinde emeği, içtiği yudumda rızkı hatırlatan bir şahitliksin. Senin akışında insan kendi özünü görür, kendi hakikatine temas eder.
Yeni bir yolculuğun heyecanı sardı ruhumu. Öze duyulan hasret, kalbimde umudu büyütüyor. Kim bilir bu yolculuk bizi hangi vadide, hangi şelalenin damlasında, hangi gölün dingin berraklığında misafir edecek…
Benimle su ve insanın bu kadim yolculuğuna yarenlik eder misin?
Gönül pınarından muhabbet yudumlar mısın?
Yolculuk başlıyor…
Kalpten kaleme düşen kelimelerin muhabbet damlaları ve bereketiyle…
Bismillah diyerek suyla olan yolculuğumuza başlıyorum.
Ey su; sen ki yaratılışın sırrını taşıyan bir damlasın.
Ey insan; sen ki o damlanın içinde saklı hakikati arayan bir yolcusun.
Akışında ibret, duruluğunda hikmet, çoğalışında birlik var.
Her damla, ömrün akışını hatırlatır bana;
Her dalga, kalbin çırpınışını…
Gel, birlikte yürüyelim:
Damladan denize, özden hakikate uzanan bu yolculukta…
Yaratılıştan Gelen Bağ: İnsan ve Su
Tarih boyunca medeniyetler su kaynaklarına yakın yerlerde kurulmuş, su kaynaklarının tükendiği yerlerden de hep göç etmişlerdir. Dolayısıyla toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri ve refah içerisinde yaşayabilmeleri için suyun çok önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yaşamın vazgeçilmez bir gereksinimi olan su, aynı zamanda ruhun huzurunun da kaynağı olmuştur. İnsan, suyun aktığı dere kenarlarını, göl kıyılarını, deniz sahillerini sevmiş; suyun etrafında şehirler kurmuştur. Su sadece insan için bir yaşam kaynağı değil aynı zamanda bitki, hayvan içinde önemli bir kaynaktır. Dolayısıyla suyun olmadığı mekânlarda hayat olmadığı gibi orada canlılar da yaşayamaz. Çünkü inşam ve tabiattaki bütün canlıların su ile bağı, yaratılışın “Ol!” emriyle başlamıştır. Nerede bir su görse ona dokunmak hissetmek ister. Elini yüzünü onunla buluşturmuş, kana kana içmiştir. Su, insan ruhuna en iyi gelen; onunla bütünleştiğinde kalbi huzura bırakan bir nimettir. Derin mavilikleri seyretmek, insana dinginlik verir.
Su, her hâliyle insana ibret sunar. Ana rahmine düşen bir damla suyla hayat bulan insanın hikâyesi, suyun serüveniyle aynıdır. Bitki can suyuyla dirilir; insan da bir damla suyla hayat bulur.

Döngüde Gizlenen Hakikat
Suyun döngüsü; toprağa düşüp göğe buhar olarak yükselmesi, her şeyin aslına döndüğünün apaçık bir delilidir. Kâinatta her şey O’nun adıyla hareket eder. Suya ve insana düşen kader, varlık ile yokluk arasında geçirilen bu imtihan süresidir.
Yaşamın vazgeçilmezi olan suya, gönül penceresinden ibret nazarıyla bakanlar için onda ne çok hikmet vardır. İnsana düşen, su kadar aziz; yani izzet ve şeref sahibi olabilmektir.
İnsana hizmet için yaratılan su, insanın da insanlığa hizmet için yaratıldığının delilidir. Bir damla su nehre kavuştuğunda çağlayan, denize ulaştığında okyanus olur. Katreleri anlamlı kılan, birlik ve bütünlüktür.
Suyun Ahlâkı, İnsanın Sorumluluğu
Su, engel tanımaz; toprağın kılcal damarlarından geçer, muradı sadece akmaktır. Duru bir insan kadar şeffaftır; gerektiğinde muhatabına iç âlemini gösterecek kadar saydamdır. Denizler gibi yük taşır, taşları deler, toprağı cennet bahçesine çevirir.
İnsan da su gibidir:
- Kabın şeklini alır, ortama uyum sağlar.
- Okyanuslar gibi derin, şelaleler gibi coşkun, dereler gibi dingin olabilir.
- Bazen duyguların esaretiyle dalgalanır, bazen huzurla akar.
- Parmak izi gibi her suyun minerali farklıdır; insanın da sîreti farklıdır.
Katre Katre İnsan Hâlleri
Kimi insan zemzem gibidir; içtikçe kana kana içilir, muhabbetiyle çoğaltır.
Kimi ise buz gibidir; soğuk, sert ve inatçıdır.
Su rahmet olur, kar olur, buhar olur; insan da bulunduğu ortama göre suret değiştirir. Su düştüğü yeri yeşertir; insan da dokunduğu yürekleri diriltir. Topraktan yaratıldığı için bulunduğu yere bereket katar, can verir, hayat olur.
Hiçbir konuda çözümsüzlüğü kabul etmeyen insan misâli su da her durumda kendine bir çıkış yolu bulur.
Kıymetli dost,
Bir yolculuğumuzun daha sonuna geldik. Bu yolculukta beni gözlerinizde ve gönlünüzde ağırlayıp eşlik ettiğiniz için şükranlarımı sunarım.
Bir sonraki yolculuğumuzda buluşmak üzere,
kâinatın sahibine emanet olun.